Kayıtlar

Ekim, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

5- Bakımevi Günleri 2 - Teslimiyet ve Minnet

Resim
“ Aklın bahar olunca, fikrin çiçek açar. Güzel düşün ki güzel şeyler olsun ” derler. İşte ben tam da bakımevinde bu felsefeyle çiçek açmaya başlamıştım; olumlu düşünmeyi ve iyi şeyler hayal etmeyi öğreniyordum. Bunda, bakımevindeki iyi insanlara ek olarak, yeni başladığım Biyoenerji seansları da etkili olmuştu. Nedir bu derseniz; kısaca insan vücudundaki çakra merkezlerini açıp vücudun enerji dengesini düzenlemeyi amaçlayan doğal bir terapi yöntemi. ​İtiraf etmeliyim, bu seanslarla tamamen iyileşebileceğimi düşündüm. Travmalarını bulup şifa bulan pek çok örnek vardı. Bende tam olarak işlemedi ya da doğru travmamı bulamadım 🤭☺️ ama yine de çok iyi geldi, biliyor musunuz? Örneğin, terapistim fizik tedavilerde hiç çalıştıramadığım kasın artık az da olsa çalışmaya başladığını söyledi. Tesadüf mü, değil mi bilmiyorum ama o dönemde beni motive eden ve kendimi hep yürürken hayal etmeme sebep olan bir yol bulmuştum. Bakımevinde kalışımın ikinci ayındaydım, Şubat 2024’te. Henüz sandalyede...

4- Bakımevi Günleri: Utançtan Umuda

Resim
Bakımevi Günleri: Utançtan Umuda Bölüm 1 Evet, en son hastaneden çıkmak zorunda kalmamız sebebiyle bulduğumuz bakımevine gittiğim günde kalmıştık. Burası aslında genel olarak Yaşlı Bakım Merkezi'ydi. Arada benim gibi, bir süre kalıp çıkan nadir genç hastalardan biriydim. Ambulanstan indirildikten sonra oradaki hemşire ve yardımcı bakımcılar tarafından çok güzel karşılandım. Hastanede olmak benim için ne kadar kötü olsa da uzun bir süre için güvenli bölgem yada konfor alanım orası olmuştu. Bu geldiğim yer hastaneye göre daha eski bir binada,daha butik ve küçük bir yerdi. Ama fizik tedavisi de olduğu için ve çok olumlu yorumlar duyduğumuz için burayı tercih etmiştik. Çok kötü hissediyordum kendimi, ailecek kötüydük ve sanki oraya sığınmış gibiydik. Psikolojim artık o kadar bozuktu ki, kendi evime çıksaydım da kendimi kötü hissedeceğimi çok iyi biliyordum. Ama düşünsenize; bu yaşımda bakımevlerine düşmüştüm. Oradaki yaşlı hastaların arasında en genci bendim ve bu durum, orada halim...

3- Hastalık Psikolojisi ve Çaresizlik: Bedenim Bana Nasıl Yük Oldu?

Giriş: Güçlü Olmayı Öğrenme Süreci ​En son yazımda eşimle hastanede hastalığımla ilgili biyopsi sonuçlarını nasıl öğrendiğimizi ve o geceden sonra nasıl güçlü olmam gerektiğini fark ettiğimi anlatmıştım. Tabi bu aşamaya kolay gelmedim, hatta sonrasında da birçok defa güçlü olmayı beceremediğim, "bıktım artık" ya da "neden ben Allah'ım" diye yeri göğü inleterek ağladığım zamanlar çok oldu. Ama yine de o gece, gerçekten de psikolojimi yönetmede bir seviye atladığıma inanıyorum. Çaresizlik duygusuyla mücadelem, işte böyle başladı. ​1. Bölüm: İlk Atak Zamanı ve Zihnimdeki Senaryolar ​Hastanede ilk nöroloji doktoruma gittiğim ve bana muayeneden sonraki ilk teşhisini söylediği anda yaşadığım korkuyu belki tahmin edersiniz. Daha önce sadece 'bel fıtığı' diye şüphelendiğimiz şeyin omurilikte bir iltihap olduğunu duyunca benim kafamda bir sürü düşünce silsilesi uçuşmaya başladı: " İltihap, lezyon ne demek? Yoksa bir kitle mi? Omuriliğin neresindeydi, omu...