8- Yeni Bir Hayat Umudu Beklerken: Hayata Karışmaya Çalışmak
Yeni Bir Hayat Umudu
Bu seferki omurilik pili için görüşme gününü beklerken daha da heyecanlıydım. Çünkü gideceğim doktor gerçekten çok fazla sayıda bu operasyonlardan yapıyor ve hepsinin umut verici harika gelişmelerini sosyal medyada paylaşıyordu. Ben de sosyal medya aracılığı ile bulmuştum kendisini zaten bu konuda araştırma yaparken.
Gittiğimizde bizi o kadar sıcak karşıladı o kadar tatlı,güleryüzlü bir kadındı ki. Şimdi bu söylediklerim belki sizlere garip geliyordur bir doktorun sıcak ve tatlı olmasının ne önemi var ki işinde iyi olsun yeter diye. Ama inanın o kadar çok hastane ve doktor gördüm, hasta olma konusunda o kadar tecrübeliydim ki, bütün bunlar benim için çok önem kazanmıştı artık. Hele ki son gittiğim fizik tedavi doktoru bana hiçbir sey demeden çat diye odada terapsite bırakıp çıkmıştı. İnsan bir vedalaşır diye düşünmüştüm. Bunlar bizim psikolojimizdeki hastalar için bence çok önemli.
Herşeyi geçtim bu geldiğim doktor için önceden MR görüntülerimi istemişlerdi, geçmişten en sonuncuya kadar. Hepsi monitöründe açıktı ve beni resmen dersine çalışmış şekilde hazır bekliyordu. Bana bugüne kadar ilk defa MR görüntülerim detaylı şekilde gösterilerek hastalığımı açıklayan biri oldu. Evet "zor" dedi, evet "hiçbir hastada, hiçbir hastalıkta ve hiçbir zaman garantisi yok" dedi, "her hastanın her hastalığın tepkileri farklı farklı" dedi, "hiç yürüyemez bu ameliyat yaramaz dediklerimiz yürüdü, kesin yürür dediklerimizden yürüyemeyenler de oldu" dedi, "omurilik iltihaplı 2 hastam vardı sadece pil taktığım onlarda da çok yavaş ilerliyo gelişmeler" dedi. Ama şunu da dedi "MR larınızdan gördüğüm kadarıyla ki bu ameliyatta açınca daha net belli olur, omuriliğinizdeki hasarlı bölgeyi köprüleyebilirim."
(Hatırlarsanız bir önceki yazımda bana yine benim gibi transvers miyelitli ve omurilik pili ameliyatı olmuş birinin telefon numarasını verdiklerini söylemiştim. Bu doktorla görüşmeden önce kendisini aradım. Karşımda benden çok genç biri vardı, çok üzüldüm. Kendisiyle ve annesiyle de yaptığım görüşme sonunda pil ameliyatından sonra hareketlerinin çok daha arttığını , tuvalet kontrolünün yavaş yavaş gelmeye başladığını ve daha önce yapamadığı hareketleri yapmaya başladığını öğrendim. Tabiki bacakları hareket ettirme ya da yürüme gibi bir gelişme henüz yoktu, demiştim ya iltihap seviyesi benimkinden çok daha yukarıdaydı. Ama şu ana kadar olan ilerlemeleri annesi büyük bir coşku ile anlattı bana. Evet benim görüştügüm hastanede olmuştu ameliyatı 2 ay fizik tedavi ile beraber ama ameliyatını yapan doktor benim şimdi görüştüğüm doktordu. O zaman için o hastane ile anlaşması varmış fakat sonrasında değişmiş.)
Ben hocanın söylediği "hasarlı bölgeyi köprüleyebilirim" cümlesiyle zaten içten içe havalara uçmuştum. Yanındaki fizyoterapistlerle fiziken de beni muayene ettiklerinde çok iyi buldular ve hasar seviyemin diğer omurilik iltihaplı hastalarından daha düşük olduğunu söylediler. Pil ile ilgili çok fazla bilgi sahibi olduk, her detayı anlattı. Kısaca bizi, yine hiçbir ısrarda bulunmadan çok profesyonelce , bu ameliyatın sonucunda hiçbir garanti olmadığını ama denemeye değer bir operasyon olduğu sonucuna vardırdılar. Çok umutlu ayrılmıştık doktorun yanından, çok heyecanlanmıştık. Tabiki pahalı bir ameliyattı, ama düşünsenize pil yardımı ile yürüme ihtimalim vardı. Ayrıca diğer artısı da illa yatarak 2 ay fizik tedavi görmeme gerek olmadığını, kendi fizyoterapistimle de evden devam etmemin gayet yeterli olabileceğini söylediler.
Oradan çıktığımda açıkçası çok da düşünmeme gerek kalmamıştı, ben kararımı vermiştim bile. Ameliyat olacaktım ve bu doktorun yapmasını istiyordum. Dolayısıyla çok geçmeden fiyat bilgisi öğrendik. Gerçekten de pahalı bir ameliyattı çünkü zaten sadece pilin kendisi yurtdışından geldiği için 15bin dolardı. İlk görüştüğüm yerde 2 ay yatış ve fizik tedavi de olduğundan orası çok daha pahalıya geliyordu. Benim yürümem herşeyin öncesindeydi bizim için. Eşimle durumlarımızı ayarladıktan bir süre sonra ameliyat günü aldık.
(Bu arada söylemeden geçemeyeceğim doktorum ameliyatı karşılayacak durumu olmayan aileler için de bağış kampanyası başlatıyordu).
Ailem, arkadaşlarım, terapistim heyecanla ameliyat gününü beklemeye başladık...
Hayata Karışmaya Çalışmak
Bir yandan da ameliyat gününü sanki milat kabul etmiştik ailecek. 11.10.2025. Tarihi iple çekerken hayat da devam ediyordu ve ben yine ağrılarımla beraber hayata karışmaya çalışıyordum.
Sizlere biraz da hayata karışabildiğim zamanlardan bahsetmek istiyorum. Bir engelli olarak neler mi yapıyordum?
Arkadaşlarımla görüşüyordum, genelde onlar bize geliyordu ama evi tekerlekli sandalyeye uygun olanlara ben de gidiyordum, tabi eşimle. Ya da dışarda görüşüyorduk bazen. Ailemle dışarı çıkıyordum, sahilde gezmeleri, kahvaltılar vs. Hani bahsetmiştim ya size denizi ve denize girmeyi çok özlediğimden; sahile de yakın olduğumuzdan genelde deniz kenarına sandalye masa atıp takılıyorduk. Denize girme özlemimi de denize değil belki ama havuza girerek gidermeye çalışıyordum. Burhaniye'de yazlığımız var ama tekerlekli sandalyeye uygun olmadığı için 2 senedir gidemiyordum.
Geçen sene en azından havuzlu biryerde birkaç gün geçirmek için Sapanca'da bir villa kiralamıştık. Tabi havuza girişim çıkışım çok zor olmuştu, eşim kaldırıp sokmuştu havuza, çıkarırken de o çıkarmıştı, ama belini baya zorlamıştık.😔 Daha kolay bir yöntem bulamamıştık acemiliğimizden. Havuza ilk girdiğim anda bacaklarım benden o kadar bağımsız hareket ediyordu ki, o kadar üzülmüştüm ki o an hissettiklerimi kelimelere dökmem çok zor. Ben o kadar iyi yüzerim ki normalde, şimdi deniz makarnası ile havuzda durabilmek çok ağrıma gitmişti. Sadece kollarımı ve biraz da kalçamı kullanabiliyordum. Bir yandan da suya girdiğim ve güneşe karşı sırtüstü yatıp bu keyfi yapabildiğim için şükrediyordum. Eşim sagolsun beni deniz yatağına bile çıkarmıştı ve havuzda güneşlenme keyfi yapmıştım. Yaman çok mutlu olmuştu, yine eski günlerdeki gibi ailecek bir tatil yapabildiğimiz için.
Geçen sene bu tatilden çok keyif aldığımız için bu sene de 3 defa kısa kısa Sapanca tatilleri yaptık, ablam da bize katıldı. Hatta birine annem ve babam da geldi. Artık tecrübeli olduğumuz için engelliye çok daha uygun villalar buluyordum. Hepsi oldukça keyifli geçti. Geçen seneden sonra bu sene havuza girişim çok daha kolay oldu. Önce tekerlekli sandalyeden şezlonga geçiyordum, şezlongu havuz merdivenine yaklaştırıyorduk ve uç tarafından kendi kol gücümle merdivene tutunup kendimi önce merdivenin başına indiriyordum, ordan da havuzun içine hop diye bırakıyordum. Bunları anlatıyorum ki benim gibi engelli insanlar da belki aynı yolu izleyip tatillerini kolaylaştırabilirler. Çıkarken de yine aynı şekilde eşimin bacaklarımdan hafif yardımıyla ,kollarımla merdivene tutunup kendimi yukarı havuz kenarına çekiyordum, ordan da şezlonga. Bu sene havuza girdiğimde bacaklarım yani aslında kalça kontrolüm çok daha iyiydi. Makarnaya tutunmadan yüzebiliyordum bu sefer, kalça hareketleri ile vücudumu yönlendirebiliyordum. Suyun içinde güneşe karşı yatmanın tadını size anlatamam. Hep severdim ama artık daha çok kıymetini anladım diyebilirim.
Ben 2023'te yaptığımız deniz tatilinde, en son denize girdiğim günü unutamıyorum mesela, sanki bunların başıma geleceğini biliyormuşum gibi o kadar çok şükredip dua etmiştim ki "Allah'ım tekrar nasip et" diye. O nedenle şimdi bu haldeyken bile suda sırtüstü yatıp güneşlenmek benim için çok kıymetli. Akşamları mangal keyiflerimiz ve ateş başında oturup sohbet etmelerimiz ya da sadece ateşin çıtırtılarını ve sıcaklığını duyup hissetmek bile büyük keyif verdi.
Tabi yine buralarda da hep ağrılarım oldu hiç geçmiyordu hatta yüzmenin ve daha çok oturmanın vermiş olduğu etki ile şiddeti de çok artıyordu ama mutlu olduğum zamanlarda acıya tahammülüm daha fazla oluyordu sanırım, daha çok tolere edebiliyordum.
Bir de ne zaman ağrılarıma katlanabiliyorum biliyor musunuz? Dostlarımla birlikte olduğum ya da ailemle deniz kenarında vakit geçirdiğim zamanlar, o kadar kıymetli ki inanın o kadar mutluluk ve motivasyon verici ki...Hele ki uzun süredir göremediğim yakınlarımın akrabalarımın ziyaretleri inanın ağrılarımı unutturuyor. (Sonrasında çok ağrı çekiyorum, inliyorum ağrıdan ama olsun değiyor.)
Evet tabiki yine de daha çooook fazla yapmayı özlediğim şeyler var. Zamanla hepsine değineceğim, diğer yazılarıma da kalsın.


















Yorumlar
Yorum Gönder