10- Yine , Yeniden Bir Hastane Süreci

 Yine , Yeniden Bir Hastane Süreci

Biliyorum çok ara verdim. Ama bu yazımda anlatacağım süreçten sonra da kolay zamanlar yaşamadım ve yaşamıyorum. Ağrılı sancılı bir süreç. "E ne oldu hani pil taktırdın geçmedi mi iyileşmiyo musun?" dediğinizi duyar gibiyim. Ama bu öyle basit bir süreç değil malesef, değilmiş. Çok büyük bir ameliyat, vücuda yabancı bir madde giriyor ve kasları öyle bir uyarıyor ki , uzun zamandır bu derece çalışmayan kaslar çalışmaya başladığı için, bu bana bolca nöropatik ağrı ve ek olarak kas spazmları olarak geri dönüyor. Aslında pil görevini yapıyor, amacına ulaşıyor, parmak ucuma kadar tüm kaslar kasılıyor, yani hasarlı bağlantı bu şekilde köprüleniyor. Ameliyat başarılı , ağrılar kas spazmları normal süreç ama malesef kırk yılda bir görülen komplikasyonları da benim şanssızlığım. 

Bir önceki yazımda kaldığım yerden direkt devam ediyorum...

2 gün antibiyotik kullanmama rağmen geçmeyen bir ateş ve sırtımdaki yaradan sürekli sızan bir BOS akıntısı vardı ve artık doktorum hastaneye yatmam gerektiğini söyledi. Kendimi hastane odasına nasıl attığımı yine bilmiyorum ama doktorum hastaneye gerekli tüm bilgiyi vermiş ve damardan antibiyotikli tedavim kan alımı sonrası hemen başlatılmıştı. Sonradan çıkan sonuçlarda gördüğümüz kandaki enfeksiyon değeri normalde maksimum 10 olması gerekirken bende 300'lü seviyelere çıkmıştı. Ateşten tir tir titriyordum. Bir yandan vücudumdaki enfeksiyon düşürülmeye çalışılırken bir yandan sırtımdaki akıntı takip ediliyordu ve sürekli pansuman yapılıyordu. O kadar çok akıyordu ki hemşire her seferinde pansumanı kalınlaştırıyordu. O ilk geceyi büyük bir yorgunluk, şaşkınlık ve ağrı içinde geçirdim. 

Ertesi gün benim kendi doktorum malesef yurtdışında olduğu için verdiği talimatla hastanenin beyin ve sinir cerrahı sırtıma müdahale etti ve sırtıma iğne yapıp akıntı gelen yeri yeniden dikti. Büyük bir umutla bekledik geçecek diye. Ama BOS akıntım öyle basınçlı ve inatçıydı ki bir yer bulup yine sızmaya başlamıştı. 2 gün sonra kendi doktorum geldi, tam hatırlamıyorum ama sanırım ilk olarak o da dikiş attı. Ama yine sızmaya başladı. Bu arada ben cinnet hali içerisindeydim. Sürekli ağlıyordum, eski hastane günlerim geldi aklıma. Sanki oradan hiç çıkamayacakmışım gibi; "evladımdan ayrı tam da yazılı dönemiydi, ben çalıştıracaktım onu, o kadar soru örnekleri bulmuştum hazırlamıştım, herşey beni mi bulur, tam herşey güzel giderken, yazık değil mi bana, yani binde bir olan şey nasıl gelip yine beni bulmuştu". Daha neler neler, kendimi o kadar yıprattım ki orda size anlatamam. Hastanenin saçmalıklarına değinmek bile istemiyorum. Sadece ordan kurtulmak istiyordum biran önce. 

(Gözlerim ağlamaktan şiş, yüksek enfeksiyon sebebiyle dudağımda kocaman bir uçuk ve ağrılar eşliğinde hastanede yatarken🤒😔)


Daha sonra ateşim ve enfeksiyon değerim de iyice düştükten sonra, doktorum sırtıma gelip yaranın bir türlü iyileşmesine izin vermeyen BOS akıntısını durdurmak için diren takacağını söyledi. Buradaki temel mantık, sızıntı yapan bölgedeki basıncı düşürerek oranın kendi kendine iyileşmesine fırsat tanımaktı.

Doktorum işlemi söylediğinde bu kadar zorlanacağımı hiç tahmin etmemiştim. Tek amacım oradan kurtulmaktı. Ama diren takılması malesef 3 gün yatar çıkarım diye girdiğim hastaneden daha geç çıkacağımın habercisiydi. Bu akıntı direnle en az 5 günde durabilirdi. Belimden iğne yapıldı o bölgeye takılacağı için, ki bu tüm bacaklarımı yeniden uyuşturdu, aşırı kötü bir histi. Sonra doktorum diren dediğimiz bu esnek ince kateteri yani boruyu bel bölgeme yerleştirdi, oraya küçük bir dikişle sabitledi. Borunun diğer ucu da bir toplama torbasına bağlandı. Sıvının ne hızda akacağı, torbanın yüksekliği ayarlanarak ve hergün günde birkaç kez doktoruma bilgi verilerek kontrol edildi. 

Bir süre hem diren doluyordu hem de sırtımdan tabiri caizse şırıl şırıl sıvı akıyordu, t-shirt pijama yetiştiremiyorduk. O haldeyken hem diren hem serum takılı şekilde , verilen antibiyotikler bağırsak sistemimi çökerttiğinden sürekli tuvalete gidiyordum, ki hastanede kullandığım hasta tuvaletini de doktorum benim için temin etmişti. Çünkü engelliler için doğru dürüst bir hasta tuvaleti yoktu hastanede!!! (Sonrasında zaten hastaneye bıraktım, benim gibi olan başkaları da faydalanabilsin diye)

Diren takıldıktan tam 5 gün sonra bos akıntısı direne gelmemeye hatta sırtıma da gelmemeye başladı. Fakat garantiye almak için doktorum beni tekrar ameliyathaneye alacağını ve yaramı açıp içini yapıştırıcı ile doldurup tekrar dikeceğini ve bu şekilde taburcu olabileceğimi söyleyince dünyalar benim oldu. Çünkü yatalı tam 10 gün olmuştu, artık o kadar sıkılmıştım ki...

Neyseki sedasyon yöntemi ile bu sefer uyutuldum ve uyandığımda bütün işlem bitmişti. Akşama kadar takip ettik ve akıntı olmayınca hastaneden taburcu olabildim. 


Teşekkür🙏❤️

10 gün inanın çok zor geçti o yüzden anlatması da zor geldiğinden bu kısımları bence çok hızlı geçiyorum 😄. Bu sürecin kolay geçmesi için uğraşan başta canım eşim olmak üzere tüm destek olan, yanıma uğrayan (hele bir dost var ki,hergün uğradı ve benim sızlanmalarıma ağlamalarıma herşeyime katlandı, muhabbetiyle günümü güzelleştirdi🙏😊❤️), arayan soran herkese çok teşekkür ederim, varlığınıza bin şükür 🙏. Bir de ayrıca şunu söylemek isterim ; doktorum hep takipte ve hep yanımdaydı, gerek telefonla her saat gerek fiziki olarak sağolsun🙏 İşte ameliyatı yapıp sonrasında da takip edebilecek bir beyin ve sinir cerrahına ameliyat olmanın önemi böyle bir durumda ortaya çıkıyor. Başıma herhangi bir komplikasyon kesinlikle gelmez dememek lazım, olabilir oluyor. Bu yaşadığım durumda da beni ve ameliyatımı bilen, takibinde olduğum bir doktorumun olması inanın çok güven verdi.

Taburcu olup eve geldim gelmesine ama 10 gün boyunca hiç fizik tedavi almadığımdan vücudumu ve bacaklarımı sanki 10 ay geriye gitmiş gibi hissediyordum. Çok hamlamıştım. Yaralarım kapanana kadar da fizik tedavi görmeyecektim ama o kadar rahatsız hissediyordum ki , bacaklarım iyice uyuşmuş gibi. Sonra bilin bakalım ne oldu? 🙈 Sırtım yine akmaya başladı ama bu sefer BOS değilmiş neyseki. İyileşme akıntısı geliyormuş tabi o kadar işlemden sonra dokular tepki gösteriyordu belki. Bu sefer doktorumun kliniğine gittik ve eski dikişleri aldıktan sonra yine dikiş atıldı sırtımda akıntı gelen bölgeye , hem de ilk pil programlanması yapıldı. Sonunda artık hastane sürecinden yaklaşık 2 hafta sonra falan fizik tedaviye başlayabileceğimi söyledi. Toplamda ameliyat olmamdan bu yana 1 ay geçmişti nerdeyse. 

(Aslında instragram hesabımda bir video göreceksiniz ilk pil programlaması yapılırken, ama buraya video yükleyemiyorum ya da ben beceremiyorum bu nedenle klinikten bir foto😊. Gördüğünüz gibi zor ayakta duruyorum, kalçamı öne alamıyorum...) 



Yeni dikişim de toparladıktan birkaç gün sonra büyük bir hevesle fizik tedavilerimize başladık. Beni hastanede ilk ziyaret eden terapistimdi,neredeyse 1 aydır görüşemüyorduk , hem yapılacaklar birikmişti hem konuşacaklar 🤭😊. Büyük bir hevesle başladık çalışmalara, sırayla programları deniyorduk, hangi programda nasıl hareketler çalışırız onlara bakıyorduk. Ayağa kalkma çalışmalarına da tekrar başlamıştık. Ama bir sorun vardı. Ben sanki tahminimden daha çok hamlamıştım. Hastane ve bu enfeksiyon süreci beni çok yormuştu. Dizlerimi kitlediğinde yine ayağa kalkıyordum kalkmasına ama çok fazla ayakta duramıyordum, hemen nefes nefese oluyordum. Ama bunun en büyük sebebi de kalçamı tam olarak öne alamamamdı. Çalışmalarda ne yapsam olmuyordu, bir türlü kalçamı öne alamıyor bu sebeple dengede duramıyor ve çabuk yorulup oturuyordum. Bir sonraki pil program ayarlamasına kadar bu şekilde devam etti çalışmalarımız. Yatak içi hareketlerimize de verimli şekilde devam ediyorduk.

Ama birşey eksikti, benim ruhum yoktu, içim çekilmiş gibiydi. Çok yorgun çok halsiz düşmüştüm gerçekten. Böyle olunca psikolojim de çok bozuluyordu. Evet çalışmaları yapıyordum, terapistim de aslında fena gitmediğimizi söylüyordu ama heralde ben artık daha büyük şeyler bekliyordum. Bu zamana kadar fizik tedavimin kötü geçtiği 1 ya da 2 günüm olmuştur ama bu sefer hep böyle enerjisiz ve modum düşüktü. 

Taa ki bir sonraki pil programlanmasına kadar.İlk 1 sene omurilik pili ameliyatı olan hastaların 3 haftada bir pil programları kontrol edilip yeni ayarlamaları yapılıyor. Beni de yine çağırmışlardı yeni program ayarlamaları için. 

Devamı sonraki yazımda...🤗

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1- Merhaba

2- Transvers Miyelit (Omurilik İltihabı)

3- Hastalık Psikolojisi ve Çaresizlik: Bedenim Bana Nasıl Yük Oldu?