11- Omurilik Pili ile Gelen Gelişmeler
Hayat Nasıl Gidiyor?
Bu yazıyı yine uzun süredir eve kapandığım ve artık dışarı çıkıp özgürce dolaşmaya çok ihtiyacım olduğu, hatta sıkıntıdan ve ağrılarımdan artık patlamak üzere olduğum ve kimseye de bu derece kötü olduğumu belli edemediğim bir zamanda yazıyorum.
Göğsüm sıkışıyor, nefes alamıyorum ve devamlı ağlamak istiyorum bu ara. Geçmişimi düşünüp kendime o kadar üzülüyorum ki, artık bu şekilde yaşamak çok zor geliyor.
Ahhh Ayşen canım Ayşen, nasıl da yerinde duramazdın... Nasıl da enerji doluydun. Tatil günlerinde bile yatıp dinlenmez, ya ev halkını dışarı çıkıp gezmeye ikna ederdin, ya ailen yada arkadaşlarınla planlar yapardın ya da evde sürekli yapacak bir ev işi bulurdun. Şimdi ise böyle ya gidenlerin arkasından bakakalıyorum , ya gittiğim yerde yürüyenlere bakıp hüzün doluyorum ya da işte yatağımda yatarken kendimi oyalamaya çalışıyorum. Biraz yazıyorum, biraz birşeyler izliyorum, biraz okuyorum, bolca dua ediyorum, oğlumla ilgileniyorum, ders çalıştırıyorum, onlarla beraber bir film izliyorum, kedimizi sevip onu oynatıyorum ve bir de fizik tedavi var işte. Hayatım bunlardan ibaret sadece.
Tabi bir de ayarlayabildiğimiz, herkese uyan ve benim de iyi olduğum günlerde arkadaşlarımla görüşmece. Ama o da azaldı tabi bu ara benim kendimi iyi hissetmememden ötürü. Otursam olmuyor, ne tarafıma yatsam rahat edemiyorum, belimin acısından kıvranıp duruyorum. Bu şekilde nereye, nasıl gidebilirim ya da nasıl rahat görüşebilirim birileriyle. Allahtan terapistim geliyor hafta içi; onunla çalışmak ve bir yandan sohbet etmek iyi geliyor (tabi çalışma sonrası eklenen ağrıları saymıyorum🤭🙈).
Onun dışında düşünüyorum da herkes kendi hayatında...Durumumu herkes normalleştirdi sanki, iç sesimi, çektiklerimi, ne kadar eksik ve yalnız hissettiğimi bazen kimse anlamıyor gibi hissediyorum...Özellikle oğlumun hayatındaki boşluğumu dolduramamak çok üzüyor beni. "Anne yeter artık ne zaman iyileşeceksin, çok bekledim daha ne kadar sabredeceğim, ben seninle gezmeyi tatillere gitmeyi özledim" dedi birgün bana sarılıp ağlayarak. Birbirimize sıkı sıkı sarılıp ağladık, kendime veremediğim tesellileri, telkinleri ona verdim "geçecek oğlum, evet uzun sürdü biraz, daha da sürecek ama sabretmek zorundayız, bak pil taktırdım ve tüm gücümle çalışıyorum savaşıyorum, çok haklısın ama bu başımıza geldi bir kere, evet ben de çok özledim seninle gezebilmeyi ama biraz daha beklemeliyiz..." Ama biliyorum, ne kadar telkin etsem de aslında ikna olmuyor.
Bu arada hayatımızda büyük bir değişiklik de oldu; annem malesef Aralık ayı başlarında evde düştü, kırık çıkık olmadı şükür ama ezilmeler oldu kaburgasında. Dolayısıyla aşırı derecede ağrıları oluyordu. Benimle ve evle ilgilenmesi de çok zorlaştı hatta hiçbir şey yapamamaya başladı. Haftada 3 gün gelen yardımcımız da yetemez oldu tabi hal böyle olunca. Arkadaşlarımın da beni dürtmesi ile aslında çok önceden, annemi bu kadar yıpratmadan önceden yapmam gereken birşeyi yaptım ve yatılı bakıcı buldum. Yabancı birinin evde yatılı kalması fikri hem bana hem eşime çok zor geliyordu başlarda ama gereken buydu. Daha önce gelen ve çok alışıp sevdiğim, arkadaş gibi olduğum yardımcımdan ve tabiki annemden ayrılmak benim için çok zor oldu.
O dönem sürekli haykırarak ağlıyordum. Hiç iyi değildim. Kendime, bu muhtaç durumlara düşmeme çok üzülüyordum ve yine düzenimin değişecek olması beni aşırı strese sokuyordu. Ama Allah yardım etti ve şimdiki yatılı bakıcımı 1 hafta içinde bulduk. Sadece benimle değil, evin tüm işleriyle ilgilenmeye başladı, sağolsun çok kolay alıştı ve hepimiz sevdik. Yatılı olması da eşim için büyük kolaylık oldu. Çünkü akşamları annemin yapamadıklarını eşim işten gelince devralıyordu, yorgunluğunun üstüne.
Annemin de bizi bırakması çok zor oldu, 2 senedir birbirimize o kadar alışmıştık ki😔. Ama artık onu evine gönderdik dinlenmesi için ve onun da gözü arkada kalmadı 🙏❤️. Artık kimse benim için çok fazla yorulmuyordu ve bu durum beni oldukça rahatlatmaya başlamıştı.
Bendeki durumlar böyle işte 😊. Şimdi gelelim ikinci pil programlama randevusuna...
İkinci pil programlama randevusunda, ayağa kalkma programında ayağa kalktığımda dizlerimin kitlendiğini söylediler. Tabi ben inanamadım. Ama bir sonraki videoda sizin de göreceğiniz gibi dizlerim biraz biraz kitleniyordu gerçekten. Terapist dizlerimi tutmuyordu. Bu benim için çok büyük bir gelişmeydi. Ameliyattan önce hatta ameliyat fikri daha ortada yokken bile terapistimle "şu dizler bir kitlense gerisi gelir gerisi kolay" diyip dururduk. Şimdi o çok istediğimiz şey olmuştu. Evet henüz istemli yapamıyordum, ama bu bir başlangıçtı ve pilin katkısı ile ileride zamanla belki kendim dizlerimi kitlemeye başlayacaktım. Heralde ameliyattan uzun zaman sonra aldığımız en güzel gelişme bu olmuştu. Kalçamı öne alabileceğim şekilde bir pil programlama ayarı yapıldı. Beni dimdik yapıyordu. Sevinçle klinikten çıktık. Bir sonraki programlamaya çağırılana kadar terapistimle evde çalışmalara devam ettik.
Tabi artık kalçamı ilk başlarda öne almaya başlamıştım yeni programın etkisiyle. Hatta mucizevi şekilde dizler kilitli, elleri serbest bırakıp ayakta bile durdum. Umudum, sevincim, enerjim yerine gelmişti. Çok mutlu olmuştum. Fakat uzun sürmedi. Çünkü programın da bel kaslarımı aşırı kasmasıyla bel tutulmalarım geri geldi. Belim kazık gibi oluyor, tutuluyor ve öyle olunca hiç kıpırdayamıyordum. Ayağa kalkma çalışmalarımızda yine kalçayı öne alamamaya başladım. Ama hiç yılmadan devam etmeye çalıştık. Tabi ağrı kesiciler ve kas gevşeticilerle ayakta durabiliyordum ancak. Geceleri bazen belimin ağrısına uyanmaya başlamıştım.
Bu durum çalışmalarımızı çok fazla etkilemeye başladı. Artık dizlikle bile yürüyemez duruma geldim. Çünkü belim çok acıyordu 😔.
Bir de üstüne tabiki yine bütün zorlukları aynı anda yaşamam gerektiği için ; yeni bakıcım sırtımda dikiş yerimde yine bir yara farketti, su toplama gibi. 1 gün takip ettik ve sonrasında su toplayan yerin patladığını ve ordan yine akıntı geldiğini gördük. Başlasın pansumanlar antibiyotikler.🤦🏻♀️😢 Yani durduk yere neye reaksiyon gösterdi vücut, kapanan yara niye açıldı inanın artık doktorum da şaşırmaya başladı ama yara gittikçe büyüyüp içinden bir doku açığa çıkmaya başlayınca bunun iyileşme dokusu (granülizasyon) olduğunu, bir sonraki pil programlama randevusunda alacağını söyledi.
Bu arada yazılarımı takip eden, beni bu sayfa ve yazılarım sayesinde bulan ve benimle benzer şeyleri yaşayan birkaç kişi benimle iletişime geçti. Hatta bir tanesi ile telefonda görüşmeye başladık. Burdan onlara selam olsun🤗 . Benimle aynı acı ve ağrıları çeken kişilerle görüşmek de bana çok iyi geldi. Birbirimize umut verdik, acılarımızı paylaştık. Hem yazılarımın onlara ulaşmasına hem de kalplerine dokunmasına çok seviniyorum. Ne eksik ne fazla. Dümdüz yaşadıklarımı ve hissettiklerimi yazıyorum inanın.
Belki bu ara çok fazla isyan ediyorum. Ama artık ağrılarımdan ötürü hayat dayanılmaz oluyor ve hiçbir şey düzelmeyecekmiş gibi hissediyorum bazen. Yoruldum dostlar, çok yoruldum, sıkıldım, bıktım...çok daha fazlasını yapabilmeyi bekliyorum artık en kısa zamanda. Neyse ne demişler;
Umut etmek bize yakışır.
Umutları vermek O'na.❤️
Yorumlar
Yorum Gönder